0.7 BÖLÜM

 

0.7



KUYU DİBİ MUHTAÇLIĞI






Ormanın derinliklerinde ilerlerken genelde düşündüğüm ya da kaygı duyduğum pek bir şey olmazdı. Orman ormandı; öyle kentteki kokoş insanların daha önce hiç girmedikleri ama vadettiği rahat arazisinden dolayı atıp tuttukları 'tehlikeli' ormandı. Tehlikeyi sadece şuan yaşadığım arzunun başkası tarafından görülmesi olarak tanımlaya da bilirim. 

Kentin ileri gelenleri dışında köy sakinleri bu bölgeden mülk sahibi olamıyordu çünkü devlet arazinin altındaki su altı kaynaklarını şehre taşıyordu. Ve sulara ortak çıkacak bir belayı da başlarına almıyorlardı. Peki Sedat Bey konağı neden var? derseniz bunu ben bile şuan zaman bilmiyorum. Tek bildiğim güçlü oldukları. Parmaklarımda hissettiğim kuvvette belki bunun kanıtı olamaz ama misal sayalım...




Gözlerini gözlerimden ayırmazken avcuna sarmaladığı elimi ikinci eliymiş gibi tutarak eteğimde açtığı düğmeler arasından içeri soktu. İkimizin elinin sıcaklığının kilodumun  üstünde hissetmesi beni daha da heyecanlandırdı. Yaptığı şeyin ne olduğunu bilmediğimden hem merak hem korkuyla beklerken ellerimi orada yavaşça hareket ettirerek orama sıcaklığını hissettiriyordu. Şaşkınca ciğerlerime aldığım nefese tükürüğüm karışıp boğazımda durduğunu hissettiğimde heyecanla göğüsüm hızla inip kalkıyordu.  



Yavaş yavaş yumuşakça ellerimizi oval bir şekilde kadınlığıma sürtmeye başladığında artık ellerim hatta bedenim ona itaat ediyordu. Kadınlığımda büyüyen sıcaklık ardından birde karıncalanmayı getirdiğinde kulak mememi ağzının içine hapsettiğinde yavaşça emmeye başladı. Dudaklarımı ne zaman dişlerime bastırdığımı bilmiyordum ama aldığım hazla yavaşça açıp küçük içli içli soluklar verdim, özlerim gökyüzüne odaklanmış kulak mememe de hissettiklerimin  yanı sıra sıcaklık büyüyordu.


Ellerimizin birbirine sımsıkı sararak ikimiz birlikte kadınlığımıza hala anlamını bilmediğim ama beni alıp götüren dokunuşlarla hareket ettirirken artık içimde tutmadığım taşkınlıkla dudaklarımdan bir inleme döküldü. Onun ağzındaki etimi duyduğu inlememle bırakır gibi olsa da ardından derin nefes verip emmeye büyük bir iştahla devam etti. 


Kulak mememdeki ıslaklık beni iyice kendine çekerken göğüs kafesimdeki derimin gerildiğini hissettim. Dilindeki büyük bir iştahla etime ıslak darbeler indirirken ağızından yavaşça saldığı sıcak nefesiyle ıslaklık ferah bir şekilde hissedildi. İkimizin arasındaki  elini elbisemin üstünden göğsümü sıktığında yerimde iyice gerildim.


-"Ah bebeğim, öyle güzelsin ki."


Kadınlığım üzerindeki elimi az öncekinden daha sert dokunuşlarla hissettirdiğinde kadınlığı ezdiğini hissettim. Dokunuşlarına belli bir ritim katarak kulağıma derin nefeslerini bırakıyordu. Onun kokusu ve sıcaklığıyla mayışan bedenim ellerinin dokunuşlarıyla iyice kendinden geçiriyordu.


Kadınlığımdaki elinin içinde elim terlediğinde artık kendimi sadece onun dokunuşlarına bırakmak istediğimde elimi çıkarmama izin vermeyerek sert dokunuşlarla kadınlığıma bastırdığında az öncekine nazaran artık kimsenin duymasını umursamayarak seslice inledim.


-"S-sadece sen dokun istiyorum." 


Duyduklarıyla heyecanla aldığı nefeslerinden birini seslice boynuma üflediğinde göz bebeklerim kendinden geçer gibi  oldu. Dudaklarından dökülen erkeksi kahkahayla göğsümdeki elini  iyice yoğurdu. İki  göğsüme de eşit aralıklarla ilgi gösterirken bedenim fazlasıyla heyecan ve adrenalinle titremeye başlamıştı.


" Biliyorum bebeğim ama bunu senin öğrenmeni istiyorum." kadınlığımdaki sıcaklığa son kez benim  elimle birlikte sertçe bastırıp kendi elini kasıklarıma masaj yaparak kilodumdan çektiğinde yüzümü şaşkınlıkla ona döndüm.


Kadınlığımla hala o sıcaklığı arzulayan bedenimde dengemi kaybetmişim gibi tuhaf can sıkıcı durumda hissetmiştim; becerikli ellerine ihtiyacım vardı.


-"N-ne? Ne yapıyorsun? L-lütfen buna ihtiyacım va-" göğsümdeki elini şefkatle orman havasının soğukluğuna nazaran terleyen alnımda ve boynumda gezdirdi.


-"Benim için kendine dokunmanı istiyorum."


-"B-ben yapamam- HEM bilmiyorum ki ben!" dedim telaşla fakat onun dudaklarında yer edinen gülümsemeyle kendimi sakinleştirip onun, hala kilodumun üstünde duran elimi yavaşça kilodumdan geçirip içeri sokup kadınlığımı bütün pürüzüyle hissettim. Heyecanla, beni izleyen gözlerine baktığımda kahveleri büyük bir yoğunlukla bana bakıyordu.


Ellerini tekrar göğüslerime götürdüğünde yanağımdaki elini çekmeden tüy gibi bir dokunuşla okşadığında içim ürperdi. Gözlerimizi birbirimizden ayırmadığımda ben ondan güç alarak yavaşça kadınlığımın arasından iki parmağımı yavaşça girdirdiğimde derince verdiğim nefes yüzüne çarparak kirpiklerini titretti.


 Dudaklarında hayranca bakan bakışlarına eş olarak gelişen gülümsemesiyle iki parmağıma değen ıslaklığı hissettiğimde gözlerim iyice yuvalarından çıkacak gibi büyüdü. Bunu o da fark ettiğinde kulaklarıma hoş bir melodiyle gelen kahkahasını dinleyerek gözlerimi kapattım. Bundan sonrası için bedenimi sadece dokunuşları hissetmek istermiş gibi dokunuşlara odakladım.


-"Sana yapacaklarımın...ahh." fısıldayarak sonunda yüzüme doğru dayanamayarak üfleyerek inledi. "Sana çok güzel şeyler yapacağım ve sen de benim gibi kıvranacaksın." dedi.


Dudaklarımda oluşan yumuşak baskıyla dudaklarının davetini kabul ederek dilinin dudaklarımın arasından girişine izin verdim. Parmaklarımı onun gösterdiği gibi yaparak kadınlığıma bastırdığımda tepedeki şişliğe sert darbelerle yükleniyor ve hissettiğim hazla ağızımı genişçe açarak inlemek için uğraşırken onun ıslak maharetli dilinin sarmaladığı dilimle inlemem dudaklarımdan nüksedemiyordu. Fakat bedenimin üzerinde yumuşak dokunuşlarla dolaşan elleriyle birlikte titremeye başladım.


Hazzın iliklerimde artışıyla kendi daha yükseklere ve aşırılıklara bırakmak istedim. İçimde var olan ihtiyacımı karşılama iç güdüsüyle daha da hızlanırken hareketlerime uyumlu oda dokunuşlarından hızlı, aceleci ve açtı. Onunla birlikte kendimi ona daha da yaslayıp yaklaştırırken ellerimin arasındaki sıcaklık ıslaklıkla birlikle daha da arttığında hissettiğim ihtiyacın verdiği istekle daha sert darbelerle kendime dokunduruyordum.


Bütün hareketlerimiz hızlandığında adrenalin artık tenimizden kanımıza karışıyor ve sertleşen hareketlerimizle daha fazlasına ihtiyaç duyar oluyorduk. Elim terlemenin etkisiyle mi bilmiyorum fakat ıpıslak olduğunda kadınlığımdaki titremelerle  ağızımdaki dilini emmeye başladım. Kendi içimde akıp giden duygunun yorgunluğuyla yavaşça kendimi bıraktım.


İkimizde derin soluklarla kendimizi piknik sofrasına bıraktığımızda onun elleri tenimden ayrılmamıştı.


 Kadınlığımın içinde, terleyen ya da ne olduğunu bilmediğim şekilde ıslanan parmaklarımı yavaşça çıkardığımda utançla ıslak ellerimi saklamaya çalıştığımda telaşımdan olanları çözmüş olmalı ki elini mayıştırıcı dokunuşlarla kolumdan bileğime oradan avucuma sararak elini yüzüne yaklaştırıp ıslaklıktan buruşmuş parmaklarımı kokladı. Ardından ne olduğunu anlamayarak parmaklarımda hissettiğim diliyle iki ıslak parmağımı ağzına alıp emdi. 


Dilinin kıvrak hareketleriyle kadınlığım yeniden karıncalandığında beni yorgun düşüren dakikalardan sonra gözlerimi usulca kapattım. Parmaklarımda dokunuşun elimden avucuma geçtiğini pek umursamadan kendimi zaten mayışan bedenimle tatlı bir uykuya bıraktım.


Dalarken ormanda esen rüzgarın sesinin yanında onun beğeni dolu seslerini de duydum. 






     
SELAMM!!
Lütfen bloga ilginizi esirgemeyin.. Öpüldünüzüdür...





Yorumlar