(2)HER GÜNE BİR HAYAT: ŞEYTAN

 Barın kalabalık, kırmızı letle aydınlanan koridorundan bacaklarımın arasındaki hafif sızıyla lavaboya ilerlediğimde arkamdan birinin koşarak bana yaklaştığını hissettim. Adımlarımın yavaşlığıyla siyah  kapıdan içeri girdim. İçerisi bara göre boştu.

Dama desenli fayansları aydınlatan yine kırmızı ışık ile lavabo tezgahına yaslanarak elimi yüzümü yıkadım.  Ellerimi dağılmış saçlarıma atarak aynaya bakarak at kuyruğu yaptım. Yavaş yavaş kendime gelirken aynadaki tenime bakıp bir gülümseme yolladım. Kabinlerin boş olmasından faydalanarak birine girip kendimi temizlerken lavabonun kapısının açıldığını duydum.

Üstümü düzeltip kabinden çıktığımda büyük aynanın karşısında rujunu tazeleyen platin sarı küt saçlı,üstünde vücut kıvrımlarını harikulade gösteren siyah elbisesiyle güzel orta yaşlı bir kadın vardı. Gözlerini aynadan çekmeden o da beni süzdü. Tekrar ellerimi yıkayıp kurutmak için makinenin altına tuttuğumda kadın rujunu çantasına koymadan kocaman iddialı gülüşüyle bana döndü.

-"Güzel sevişiyorsun ya da arzulu mu demeliyim?" birkaç adımda ben de onunla birlikte aynanın karşısında durdum. Herkesin ortasında sevişirken elbet birilerinin fark edeceğini biliyordum. Ama bunun bir kadın olabileceğini düşünmemiştim.

-"İlkin miydi?"onun sorularını cevapsız bırakırken kaşlarını daha da çatılıyordu. Son sorusuna cevaben kafamı salladım.Yüzündeki ifade değişmeyerek kaşları hayretle daha da çatıldı.

-"Nası ya? Bu zamana kadar sana dokunmamaları imkansız." bana biraz daha yaklaşıp az önce topladığım saçlarımı açtı. Yavaşça saçlarıma dokunarak iki ayırıp kulaklarımın arkasına ittirerek naif dokunuşlarla yanağımda gezindi parmakları.

Gözlerimi bana daha da yaklaşan yüzünün her zerresinde gezdirdim. Yanaklarında hafif dolgunluk varlı fakat elmacık kemikleri oldukça ön plana çıkıyordu. Rujunu tazelediği dudakları oldukça davetkardı, erkeklerin kapısına köle olduğu öz güveninden de belli oluyordu.

-"Sizinde güzelliğiniz öz güveninizden belli oluyor." kıkırdadı. Tavrım hoşuna gitmişti anlaşılan. Elini yüzümden çekerek avucunda tuttuğu rujun kapağını açtı. Kan kırmızısı ruju dudaklarıma yavaşça sürerek gözlerini dudaklarımda gezdirdi. Ben de gözlerini takip ederken ruju hareket ettirdiği şekilde dudağımı tuttuğumda ruju dudağımdan çekip kapattı. Ancak gözleri ruju eşit dağıtmak için birbirine sürdüğüm dudaklarımda duruyordu.

-"Şeyma?" diye fısıldadı. Dudaklarıma üflediği nefesiyle boğazım kurudu, yutkundum. Gözleri arada sırada gözlerime çıksa da bakışlarını dudaklarımdan çekmiyordu. "Adım... Bu." dedi.

-"Neden duruyorsun" diye dayanamayarak fısıldadım. Aklımdan böyle bir isteğin yattığını dudaklarımdan çıkan kelimelerle fark ederken o küçük bir kahkaha attı.

Kahkahasını kısılan eyelinerle gözlerine bakarak dinlediğimde kaşlarımı çattım. İkimizin de istediği bu değil miydi? Bir elini tekrar yanağıma atarken elindeki ruju tezgaha bakmadan bıraktı. Yanağımdaki eliyle elmacık kemiklerimi okşarken kahkahası durgunlaştı ve kısılan gözlerini dalgınca tenimde gezdirdi.

-"Şeytan Şeyma derler tanı istedim ilk." yanağımdaki eliyle yüzümü kendine çekerek dudaklarıma yapıştı. Dolgun dudaklarımı yavaşça karşılık verirken o büyük bir ustalıkla dilini dudaklarımın içine ittirdi.


Dilinin dudaklarımın içindeki danı büyük bir ustalıkla devam ederken bedenimi yavaşça ittirerek dama fayanslara sertçe yasladı. Bedenimden küçük bir sızı geçtiğinde bedenini bana daha çok yaslayarak onu tenimde hissettim. Göğüs uçlarım bedenime her değdiğinde kendini azıcık daha ileri atıyordu.

Normalde yalnızca erkekleri tercih ediyorum ama onunla o banyoda hemen sevişmek istiyordum: Güzel ve seksiydi. Onunda bana baktığını fark ettim ama eteğini kaldırdı o muhteşem kalçalarını gün yüzüne çıkardı.

-" Fazla vaktimiz yok" nefesinin dudaklarımdan kaçabildiği kadarıyla dedi. Nereye yetişeceğini bilmesem de hızlı ritmik hareketlerine ayak uydurdum. Bedenlerimiz birbirine çarparken beni kabinin bir tanesine sürükleyerek dudaklarımdan dudaklarını, dilimden tadını, bedenimden şehveti ayırmadı.

-" Lanet olsun acelem var," o anda delirdim ve dudaklarına daha fazla yapıştım. Duvara dayayıp üstüne abanıyordum oysa beni var gücüyle üstüne çekiyor dudaklarımı ısırıyordu.

 Üstümdeki elbisenin askılarını saldırganca çekiştirip omuzlarımdan düşürdüğümde ayaklarımızın dibi düşmüştü. Artık nefesleri dudaklarımdan taşarak boynuma yol alırken elbisem ikimizin de umurunda değildi ancak onun elleri için aynı şeyi söyleyemeyecektim. Belime sarılı kolları çıplak tenimde gezinerek dolaştı, en sonunda göğüslerimi keşfederek dudaklarına hınzır bir tebessüm düşürdü. 

Dilini boynum boyunca ilerleterek avuçlarının içine boğduğu göğüslerime kavuşturarak kavradığında kendimi  tahta kabinin duvarına yaslayarak büyük bir iniltiyi dudaklarımdan saldım. Büyük göğüslerimin pembe şehvetten dikleşen uçlarını dilinin etrafında gezdirerek emdi, sanırım bu inlemelerimi daha da tetikledi. Artık durmak istemiyordum. Öyle bir derdim de yoktu zaten, bir yere yetişmesi gereken oydu. Bu saatten sonra neredeyse ıslanmış amımı bu halde bırakma cürretinde bulunursa yapacağım ilk şey bulduğum ilk sertliğe yapışmak olacaktı.

İnanamıyordum, rüya gibiydi ve dayanamayarak kucağıma çekip kendimi arkamdaki kapağı kapalı kulozetin üstüne atarak yarı yatay pozisyonda iç çamaşırı giymememden kaynaklı olarak çıplak olan amımı bacaklarımı açarak ayırarak meydana çıkardım. 

Ben kulak memelerinden başladım yalamaya ara sıra sıcak nefeslerimi boynuna üflemeyi unutmuyordum, O boynumu ve yavaş yavaş her yerinden dilini gezdirerek aşağılara iniyordu. Göğüslerime liseden beri herkes bayılırdı, normal yaşıtlarıma göre fazla olgun ve muhteşemdi. Amcığıma ulaştığında dili gördüğü kadınlığım tertemiz, beyaz ve adeta beni yala der gibiydi. Dilini sert darbelerle etrafında gezdirmeye başladı, solukları iştah kabartıcıydı.

-"Ahhh evet..... Aaa yala." diye mırıldanarak inlediğimi onun şehvet dolu kahkahasıyla fark ettim. Gözlerini kararan göz bebekleriyle ona sunduğum bedenimde gezdirerek  baktığında  ıslandığına neredeyse emindim. Arada dudaklarından kaçırdığı iniltileriyle daha da heyecanlanıyor ve haz alıyordum amcığımın dudakları arasına dilini sokup sokup çıkarırken tepeciğe dişlerini sürterek hırlıyorduk.

-" Evet  bebeğim,.... Aaa evet geliyorum. L-laaanet olsun aaa." diye lavaboda yankılanan seslice küfürler savuruyordum.

Beni çılgına çeviriyordu ama bu kadar kolay bitmeyecekti bacaklarımı da sürekli elliyor, yalıyor, öpüyordu. Yeterli geldiğini düşünerek kendimi yüz üstü çevirdim, bacaklarımdan yalamaya başladı. Bana karşı gelmeyerek devam ettiğinde yüzünü göremesem de bir elimle duvara tutunurken diğerini arkaya atarak kafasını kendime daha fazla çektim.

 Elleri her yerimde gezdiriyordu ve ufak ufak ısırıklar bırakıyordu. Bu beni huylandırsa da onu daha da şehvete getirmek için önümdeki bir şeye sürtünüyormuşum gibi kalçamı kıvrak hareketlerle salladım. Kalçalarıma vura vura beyaz tenimde kızarıklıklar oluşturdu, kalçalarımı ikiye arayıp günlerce hayalini kurduğum götümün deliğini yaladı.

Arada ikimizde birbirimize eş olarak sürekli kahkaha atıyorduk deli gibi, sanırım bizi deli edende sıkışmış olduğumuz tuvalet kabini değilde geciktiğimiz zamandı. Kanıma salgılanan o adrenalin bu yüzdendi. İstediğim şehvetli dokunuşlar...ah elbette bu yüzdendi.

Yavaş yavaş yukarı çıkıp sırtımda dilimi gezdirip çıkık kaburgalarımı dişlerinin hapsine alarak ısırdı. Islak hamlelerle birbirimizden geçiyorduk adeta. O, zamanı belki mekanı unutarak tenimde daha fazla dokunuşlarını hissettirirken bir elini arkadan karnıma sararak göbek deliğim de inlememi sağlayan tüy gibi dokunuşlarla girdaplar oluşturdu. 

-"G-ggit-.. mem ıhmm...GEREK." bedenimi arkadaki bedenine yaslayarak sürtmeye başladım. Arkamdaki bedeni ince kumaşlı elbisenin altında saklanamayacak vücut hatları dolgun ve kıvrımlıydı. Elbiseyi önemsemeden kendimi daha fazla sürtüyor arada soluklarımı kesen inlemelerim dışında arkamdaki sıcaklığı durdurmuyordum.

Hareketlenen bedenimle karnımda gezinen tüy dokunuşlu yumuşak elleri kasıklarımdan aşağı düştü ve beni parmaklamaya dillerinden sonra elleriyle başladı. Parmaklarının her ıslak duvarlarıma sürtüşünde hissettiğim ihtiyaçla parmaklarına daha fazla çekiliyordum. 

-"Bbbittim. M-mmükemmmmeldii." diye ikimiz aynı anda  son dokunuşları şehvete dökerken lavabonun kapısında bir gürültü duyuldu. Kapıyı zorlayan yumrukların sesiyle daha yeni gevşeyen bedenimi hemen üzerinden çekip kenara çekildiğimde kapıya bu sefer biri tekme attı. 

Yerdeki elbisemi üstüme tutarak hızla giydiğimde o beni izliyor yüzündeki gergin ifadeyle yaptıklarımı takip ediyordu. Bakışlarımı pek ona değdirmeden üstümü giyindiğim de aynaya döndüm, o da bana tedirgince bir adım attı. Az önceki ellerinin altındaki bedenime şehvetle bakan kadın kaçıp gitmişti sanki aramızdan.  

-"Bbbu yapptıklarımızı kimseye anlatma, dduyyarsam ç-çok kötü olur." titreyen kelimeleri dudaklarından kaçarken yaklaşarak omuzuma ve boynuma titrek ellerini değdirdiğinde hızla ondan bir adım uzaklaştım. ne sanıyordu kendini. ayrıca bu korkak tedirgin halleri kapının ardındaki kişiye miydi?

-"dokunma o zaman bana."




selam
yeni bölümde görüşürüz burada aktif kalın lütfen.



 

 




Yorumlar